Embed

cuma 17:00, cumartesi 17:00

Hayır şef ile yada sevdiklerimden biri ile buluşma zamanı değil Cuma yada cumartesi saat 17.00.

Cuma akşamı gelmesi gereken mobilyacılar cumartesi akşamı gelmeye karar vermişler ama biz arayınca öğreniyoruz bunu. Neyse bu da olabilir diyoruz ve cumartesi kendim için hazırladıklarıma çocukları sabah sekiz gibi ananesine bırakarak başlıyorum. Bakırköydeki Dr.Deniz estetik güzellik merkezine gitmem birbuçuk saatimi alsa da gergin değilim. Trafik olması bazen işime geliyor, yolda yeni başladığım Aşkın Gözyaşları / Tebrizli Şems kitabının yarısını bitiriyorum. Cilt bakımı-ayak bakımı ve üstüne bir de güzel masaj yaptırınca parlak bir surat ile mis gibi kokmuş ve kuş gibi hafiflemiş çıkıyorum ordan.

Saat bir olmuştu bile ve ben yolda whopper hayalleri kurarken Şebnem ile karşılaştık ve haftanın beş günü az geliyormuşcasına peşine takıldım-baktım eli kolu dolu- ve hem arkadaş hem de güzellik uzmanı olan başka bir arkadaşın tükkanına gittik, yedik içtik, hoşsohbet muhabbet derken artık eve gitmem gerekti. Evli, iki çocuklu bir anne için sabahın sekizinden öğleden sonra saat ikiye kadar yeter de artardı bile.

 

Mobilyacıları bekletmemek uğruna aşurelik malzeme almak için markete uğramadan eve döndüm. Dönüş yolundaki trafikten dolayı kitabın tamamı da bitmiş oldu.

 

Saat beş gibi aradığımda gelmeyeceklerini öğrendim ve artık sakin olmam gerekmiyordu. Firma sahibini aradım ve kendisinin gelip görmek istediğini-adam bize yalancı muamelesi yapıyor- neresinden memnun olmadığımızı yerinde görmek istediğinden ve cumartesi günü de düğünleri olduğu için gelemeyeceğinden bahsediyor. Ve bunları ben aradığımda öğreniyorum. Pazartesi istediğiniz saatte gelirim diyor, bu akşam sekiz gibi gelin diyeceğim. Bakalım, adam ürününden memnun kalacak mı? VE insan hatası, ufak tefek şeyler olabilir diye umursamadığımız hataları da gözüne sokmak istiyorum adamın.

Firmanın adını vermek doğru mudur bilmiyorum ama umarım bizden başka kimse ile bu durumda değillerdir.

Ve her şeyden önemlisi bu işte bize ders olan ürünleri almadan paranın tamamının ödenmemesi gerektiği.

 

Ve bugün çok sevdiğim Taksim sokaklarında olacağım öğleden sonra. Mesleğim gereği İstanbul Sanayi Odasının Yeni Türk Ticaret Kanunu seminerine katılacağım. Taksime gidilir de İnci’den profiterol yemeden dönülür mü?

 

Mobilya; İtalyanca mobilia,  Fransızca mobilier’dan dilimize girmiş, oturulan yerlerin süslenmesine ve türlü amaçlarla donatılmasına yarayan, taşınabilir eşya anlamında.

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !