İnsan Nasıl Yaşlanır?

Dün akşam ömrümden rahat beş yıl gitmiştir. Ya da rahat on yıl.

Defne, Semih ve ben ananesinde kutu kutu pense oyununu oynarken Defne elimden kaydı, sırt üstü yere düşünce başladı her şey. O kadar çok ağladı ki, kucaklama, dikkatini dağıtma, oynama derken ağlaması kesildi ve normalde döndü. Ben öyle sanmışım. Yarım saat geçmeden kusmaya başladı. Ki normalde Defne çok yiyen, yemek seçmeyen oburun biridir ve hasta olduğu anlarda bile kustuğu görülmemiştir. Önce yediklerindendir diye düşünürken aklıma düştüğü geldi ve korkmaya başladım. İçimin rahat etmesi için doktora götürmek üzere yola koyulduk. Yolda tekrar kusunca benim de dizlerim titremeye başladı, ayaklarım ayakkabının içinde yağmurdan ıslanmış gibi terlemişti. Cerrahpaşa’nın çocuk acili üzerine hastane tanımıyorum, oraya götürdük önce ama röntgen cihazları arızalıymış ve bizi çapa ya yönlendirdiler. Cerrahpaşa gibi bir hastanenin acil servisinde nasıl röntgen gibi elzem bir cihazın arızalı olduğunu da anlamadım. Ya da neden bir tane röntgen cihaz olur? Neyse çapaya gittik ve tomografiydi, röntgendi derken bir sürü şeyi hallettik. Allahtan hiçbir şey çıkmadı. Birkaç saat gözetimde tuttular ve geri geldik. Arada uyandırın gece dediler ama Defne’m yorgunluktan gözünü açamıyordu. Ona bir şey olsaydı ne yapardım bilmiyorum, Allah kimseyi evlatları ile sınamasın.

 

Sabah normale döndü Allah’a şükür, tam gaz abisi ile oynamaya devam. Sizleri çok seviyorum canlarım.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !