Misafirin gitmesini istediniz mi?

Nasıl cumartesi geçti, nasıl Pazar günü bitti hiç anlamıyorum. Günlerin bu kadar hızlı geçmesine özellikle hafta sonuna çok kızıyorum, her şey yarım kalıyor.

Kadın erkek eşitliğinde bedenen olmasa da haksal olarak katılsam da devletin çalışan kadınlara pazartesi gününü de zorunlu tatil yapması gerektiğinden bu konuda eşitsizlik yapılabilir.

Eğer ki çocukları varsa hemcinsler arasında bile eşitsizlik yapılabilir yarım gün daha fazla tatil ile.

O kadar çok iş var ve hiçbiri yetişmiyor. Neyse hayıflanmayı bir kenara bırakayım, Cuma akşamı posta kutuma düşen 3-5 yeni yıl kartı ile mutlu olarak başladım haftaya.

Laleninbahçesi, Leylakdalı, Ece’s Sun, Kunegond, Düşlerin Rengi  hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Çok ama çok mutlu oldum.

 

Sezon misafirimiz olan Semih ve Defne’nin yakasından düşmek bilmeyen gripleri ve öksürükleri hala bünyelerinde. Çok iyi bakıyor sanırım çocuklar ki, gitmeyi düşünmüyorlar. Çocuklara C vitamini depolamaktan ben sıkıldım o sıkılmadı.

Portakal suyuna biraz da havuç sıkıp ekleyeyim dedim. Demez olaydım. Semih efendi, oğlum içinde havuç yok sadece portakal dememe rağmen,

“anne bak havuç kırmızı, meyve suyu da kırmızı olmuş, demek ki içinde havuç var” demesin mi? Güler misin ağlar mısın? Kandıramadık yine, yenilmiş olduk yine üç yaşındaki velede.

Neyse ki güzel çay diye adlandırdıkları ıhlamur-adaçayı ikilisini güzelcene içiyorlar. İçleri yumuşuyordur biraz.

Tez zamanda misafirimizin gitmesi umuduyla bu yazımızı da sonlandırmış bulunuyoruz.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !