var olanın yeniden varoluşu

Meral Erdoğan’ ın http://gunlukkolajlar.blogspot.com/ blogunda rastladım aşağıdaki cümleye.

 

Yazmış ya, irkildim okurken. Garip olan neydi? Bir başkasının bir başka kişinin duygularını düşüncelerini kağıda yansıtması mı, yoksa yansıtan kişinin kelimelerinin arasında kişinin kendisini bulması mı?

 

"

sevdiğim insanların yaşantılarını uzaktan takip ederken bir taraftan da pek de başarılı olmayan birkaç çırpınışla varlığımı hatırlatmaya çalışıyorum. gerçekten temas ettiğim hiçbir şey yok. sanki kendi hacmi olmayan bir yüzeydeyim. nüfuz etmek imkansız.

alışamadım anne, geri al beni içeri...

 

"

ve yazılanlar aslında pazartesi günü telefonuma gelen "günaydın canım ile başlayıp, seni seviyorum" diye biten mesajı okumamla anlam kazandı, yoğunlaştı, büyüdü. İsim bile çıkmadı, o kadar uçlardaymışım. Okulda aynı sırayı-sınıfı, yurtta aynı odayı paylaştığımdı o. Bir zeytine bunu kim yiyecek diye sofrada bakıştığımızdı.

Ve yılların üstünü örttüğü, kabuklaştığı, kabuk kalkarsa kanayacak diye kurcalamadığım yaralarımdan biriydi. Şefin tanımı ile eski kırıklarımdan biri.

 

Yeni yıl kartları bitti, postaya atılmayı bekliyorlar…ve ben mutluyum...

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !