Zilli duriyem...

Ben gençken, kendimi yeni yıla girerken bu kadar yaşlı hissetmemin nedeni ne bilmiyorum, neyse konumuza dönersek, ben gençken hani üniv. yıllarındayken dış görünüşe çok önem verirdim. Hani tipler yerindeyse onlarla arkadaşlık eder, onlarla konuşurdum. Tipi kaymışsa ben de ordan kayar giderdim. Ondandır ki hiç sıkı sıkıya bağlanmadım kimseye.

Son beş on yılda hayatıma giren insanlardan mı, tanıdıkça hayran olduğum tip anlamında çirkin ama güzel ötesi insanlardan mı, yıllar geçtikçe yaşlandığımdan mı bilmiyorum ama ne kadar da safmışım diyorum. Ne saflığı bildiğin salaklık aslında yaptığım, cahillik düpedüz. Hani Allahın yarattığı eli yüzü benim tabirimle güzel olmayan kişilere karşı ne kadar önyargılıymışım ne kadar insan kaçırmışım zamanında.

Sanki gören de beni adriana lima yada angelina jolie zanneder, bu nasıl bir kendini beğenmişlikse zamanında bana neler kaybettirmiş. Neyse ki bendeki düşünceler çoktaann değişti.

Hiç unutmuyorum bir keresinde bir arkadaşımın erkek arkadaşı çirkin diye okulda yanlarında yürümemiştim. Doğrucana yurdun yolunu tutmuştum, sonradan anlattıklarında ne kadar çok eğlendiklerini dinlemiştim ama iş işten geçmişti.

Bu yazıyı neden mi yazdım, biraz önce bu sevgilisi çirkin olan arkadaşımla yazıştım,  böyle bir duygulandım, böyle bir ağlamaklı oldum ki.  O kadar çok özledim ki onu, hani sarılsam sımsıkı kemiklerin kırılıncaya kadar geçmez özlemim. Seni çok seviyorum zilli duriyem: ) İyileş geleceğim yanına. Bu da sana sözüm olsun.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !